Reklam Alanı

Online Terapi

Menümüz
Ana Sayfa
Vizyonumuz
Hakkımızda
Uzmanlarımız
Online Terapi
Galeri
Videolar
Slaytlar
Youtube
Basında Biz
Anket
Haberler
Öneriler
Siteyi Öner
Bize Ulaşın
Site Haritası
Sık Sorulan
Ziyaretçi Defteri
Editör
Üye Giriş
Üye Olmak
Üye Çıkış
Şifremi Unuttum

Sitede Neler Var ?

Kimler Bağlı
Toplam Üye: 255
Aktif Üye: 0
Aktif Ziyaretçi: 1
Nickname
Şifre

A'dan Z'ye Psikolojik Bozukluklar

Bizden Haberler
12.08.2008
· Beyin bildiğini okur
· Çocuğun Meslek Seçimi
09.08.2008
· Doğru sanılan yanlışlar : CİNSEL MİTLER !
04.08.2008
· Dünyada ve Türkiye'de 'Sınır Kişilik Bozukluğu - Borderline Personality Disorder
31.07.2008
· DÜĞÜN VE EVLİLİK PSİKOLOJİSİ
· Kadınlar, huzur ve mutluluk için eşlerinden ne bekliyor?
· Obezite Sorunları ve çözüm önerileri
· Niçin bu kadar sinirliyiz?
· RENKLERİN SEMBOLİK ANLAMLARI
· Çocuğa Ölüm kavramını anlatırken

Eski Haberler

Ergenlik Döneminde Cinsel Gelişim
Tarih: 24.07.2008 Saat: 14:07 Gönderen: Aylaerden

Haberler Ergenlik dönemi insan hayatındaki önemli virajlardan birisidir. Çoğu kez önemliizlerin yaşandığı anılar bu dönemde gelecek yıllara taşınmaktadır. Rol denemelerinin yapıldığı, kimlik ve kişilik kavramının daha anlamlı br şekilde kabul gördüğü bu dönem bireyin yetişkinlerle çatışma yaşamak için hazırlıksız olduğu bir andır üstelik.
Peki ergenlik döneminde özellikle cinsellikle ilgili neler olmakta ergen dünyasında ve aileler bu durumda nasıl davranmalılar dilerseniz buna biraz değinelim bu yazımızda...

Ergenlik büyümektir. Ergenlik değişmektir. Ergenlik başkalaşımdır. Ergenliği ikinci doğum olarak da düşünebiliriz. Doğum fetüs halden bebek hale geçişi, ergenlik de çocukluktan erişkinliğe geçişi ifade eder. Dolto ergenleri kabuk değiştiren istakozlara benzetir. İstakozlar kabuk değiştirme döneminde zayıf ve savunmasızdırlar. Öyleyse ergenlik, bireyin zayıf ve savunmasız olduğu bir dönemdir.Bu dönemde sizlerin de çok yakından takip ettiği gibi gençler, her iki cins için de geçerli olan fiziksel ve psiko-sosyal bazı değişimler yaşarlar: • Kendi cinselliğini öğrenmek için en temel dönemdir.• Başarısızlık ve hataları konusunda duyarlıdır.• Cinsel yönelimdeki farkları tanır.• Yeni bedeninden hem utanç hem gurur duyar.• Kendi cinselliğine ilişkin yetişkin tepkilerini içselleştirir.Ergenlik döneminin başlamasıyla birlikte gençlerde cinsel konulara ilgi yeniden artar. Ancak anne ve babasından daha önce bilgi almamış gençlerin bu dönemde onlara soru sorma şansı çok azdır. Daha önce sorularına yeterli yanıt alamamış olan genç, yeni bir merakla ortaya çıkan soru ve sorunlarınıpaylaşmak için anne-baba yerine başka kaynaklara yönelir, bu kaynaklar da genellikle çeşitli yayınlar ve arkadaşlardır. Oysa arkadaşlar paylaşmak içindir. İlk kez aşık olmanın nasıl bir şey olduğunu, mastürbasyonu merak eder gençler. Bu konuda gençlerin arkadaşlarıyla değil, aynı cinsten ebeveynle konuşmaya ihtiyacı vardır. Ancak cinsellikle ilgili konuşmak bizim için çok kolay olmayabilir. Özellikle kendi anne ve babamızın cinselliği nasıl algıladığına bağlı olarak bizim de cinselliğe bakış açımız gelişecektir. Çocuğun model aldığı anne ve babanın kendisi kendi cinsiyetinden memnun değilse çocuk da bu cinsiyeti benimsemekte zorluk çekebilir. Örneğin sürekli kadın olmanın zorluklarından yakınan, bir daha dünyaya erkek olarak gelmek istediğini söyleyen bir annenin kızının da kadın olmaktan hoşlanmayacağını, cinsiyetinden memnunluk duymayacağını söyleyebiliriz.Ön ergenlik döneminde cinsel gelişimİlkokul döneminde cinsellik uykuya yatar. İlkokul sonuyla birlikte çocuk duygusal ve fiziksel olarak değişmeye başlarlar. Genellikle kız çocuklar erkeklere göre daha erken bu değişimleri yaşamaya başlar. Bazen erkek çocuklar da ön ergenliğe erken girebilir. Ön ergenlik dönemi çok hızlı bir değişim dönemidir. İkincil cinsel özellikler ortaya çıkar. Kızların kızları, erkeklerin erkekleri tercih ettiği bu dönemde psikolojik gelişim de başlar. Kızlar kızlarla erkekler erkeklerle bir arada olup karşı cinsi tanır.Genç ön ergenlikte şu anda ve şimdide yaşar. Dikkat zayıfladığı için ders başarısı düşer.Bu dönemde grup arkadaşlığına yönlendirmemiz önemlidir böylece karşıcinsi tanır. Önemli olan kız çocuğun, genç kız olacağından erkek çocuğun da genç erkek olacağından haz duymasıdır.Ön ergenliğe kimi genç önce, kimi genç sonra girebilir. Erken giren bunu bir marifetmiş gibi yaşayıp daha geç girecek olanları aşağılayabilir.ERGENLİKTE CİNSEL GELİŞİM -------------------------------------------------------------------------------- Page 2 11Ergenlik DönemiÜreme sisteminin işlemeye başlaması ile ergenlik başlar. 17-18 yaşlarında vücut son boyutunu alır. Beden gelişiminin tamamlanmasıyla birlikte her iki cinste kendilerini kız veya erkek olarak tanımlamaya ve buna uygun sosyal davranışlar edinmeye başlar. Genç genetik veya başka etkenler nedeniyle yaşının gelişimsel normlarına ulaşamamış olursa bedenine ilişkin olumsuz duygular ve algılar hissedebilir.Ergenlik Döneminde Kimlik Oluşumu Kimlik arayışı en önemli sorunlardan biridir. Dengeli bir kimliğin sağlanması, bireyin ""kendinde bütünlük görme yeteneğine "" ve ""tutarlı yaşantıbiçimleri geliştirebilmesine"" bağlıdır. Bu kimlik arayışı sırasında yaşıt grupları ve grup liderleri genç için önem kazanır. Gençler kendilerini bir arada tutmak için grup liderleri ile aşırı derecede özdeşleşebilirler. Bu gencin kendi bireyselliğinin gözle görülür şekilde kaybına kadar gidebilir. Ergenlik döneminin başında, aşık olmanın cinsel olmadığı düşünülmektedir. Genç kendi kimliğini bulma ve açıklığa kavuşturma ihtiyacıyla hareket eder. Kendini aşağı görmekle yüceltmek arasında gider gelir. Adını, yüzünü, duruşunu beğenmez çünkü;fiziksel bakımdan nasıl göründüğü kimlik kavramıyla ilişkilidir ve genç için kimlik kavramı iniş çıkış içindedir.Kimlik bocalamasının bir başka belirtisi de çalışma felcidir. Çoğu bocalamada çocuk ders çalışamaz ve bir şeye motive olamazlar. Çalışsalar bile çalışmalarının bir işe yaramayacağını, sonuç vermeyeceğini düşünmeleri kimlik bocalamasının bir göstergesidir.Bu Dönemde Her Genç;• Sarsılmaz arkadaşlıklar kurma yoluyla, yakın ilişkilerde benimseneceğine olan güvenini ve geleceğe olan umudunu sağlamlaştırmak,• Otoritenin kural ve buyruklarına açık ya da örtülü biçimlerde başkaldırma yoluyla, bağımsız ve iradesi güçlü bir birey olduğu inancını geliştirmek,• Yetenekli olduğuna inandığı alanlarda sivrilme yoluyla işinin ustasıolabileceğini kendine ve başkalarına kanıtlamak,• Cinsellikle uğraşarak ve cinsel yanı olan ilişkileri deneyerek tam bir kadın ya da erkek olmaya yönelmek, uğraşıları içindedir.Gençler bu uğraşıları verirken, gerçekte ne için çabaladıklarının tümüyle farkında değildirler. Girdikleri bu uğraşılar ve çabalardan, yenilgiyle ayrılması, yaşanan düş kırıklıkları genci kimlik bocalamasına iter. Çünkü üst üste gelen yenilgiler ister gerçek, ister çoğu zaman görüldüğü gibi kurgusal olsun, gencin kendine güvenini ve istediği kimse olacağına ilişkin inancınıderinden sarsar. Yeni uğraşlara girme konusunda da daha ürkek davranacaktır. Ergenliğe henüz ulaşmış gençler bu uğraşıları daha çok oyunsu denemeler olarak görürler. Bu yüzden girdikleri ilişkilere ve yöneldikleri etkinliklere gerçek anlamda bağlandıklarını söylemek zordur. Kuşkusuz ki bu genellemeye uymayan ve çok küçük yaştan itibaren kendini belirli bir alanda en üst noktaya ulaşma konusunda zorlayan gençler de vardır.Gerçekte her genç böyle bir şansı arar ve bulduğuna inandığı zaman da tüm ilgisini ve enerjisini belirli bir noktada odaklaştırabilir. Yeter ki o alanda gerçekten başarılı olabileceğine inancı sürsün. Bu inanç sarsıldığı zaman gencin hevesi de uçup gider ve ilgisi de çabucak başka alanlara döner. -------------------------------------------------------------------------------- Page 3 12Kimi aile ortamları bir yandan gencin olumlu bir kimlik duygusu edinmesini zora sokarken, bir yandan da onları uygun olmayan kimlik oluşturmaya itebilir. Sözgelimi gencin geleceği konusunda büyüklerin fazlasıyla kaygılı ve kuşkulu oldukları bir ev ortamında, gencin de kendi geleceği ve kim olacağıkonusunda kuşkuya kapılması beklenir bir şeydir. Böyle ailelerde gence yerli yersiz yöneltilen sert ve giderek acımasız uyarılarsa çok zaman ters teper çünkü bu uyarıların gence anlattığı tek şey, içinde yasak yola sapma eğilimlerinin var olduğunun büyükler tarafından doğrulanmasıdır. Daha da kötüsü, büyüklerin kendisine ilişkin kuşkularını haklı çıkartmaya yönelme, bocalama içindeki bir gencin gözüne hem kimlik edinmenin hem de öç almanın en kestirme yolu olarak görünebilir: "Korktuğunuz şey bu muydu, buyrun bakalım ! "" Böylesine bir öç alıcı kimlik seçimi, hırslı anne-babaların gencin önüne koydukları hedeflerin, onun gözünde ulaşılmaz olmasıdurumunda da gündeme gelebilir. Bunun dışında aile içinde özel bir yer edinmenin, tanınmanın, fark edilmenin tek yolunun uygun olmayan böyle bir kimlik edinmekten geçiyormuş gibi görünmesi durumunda da böyle bir seçim gündeme gelebilir.Hemen her zaman, böyle bir kimlik seçiminde ortak olan öge: gencin, kendinin ailesinin, yakın çevrenin ve giderek toplumun ondan beklediklerine tümüyle ters düşen, herkesin kendisine yönelik umutlarını boşa çıkaran bir geleceğe yönelmesidir. Gencin bu durumunu anlayabilmek için biraz daha geriye belki gencin çocukluk dönemine gitmek gerekir.2. 5-3 yaşlarına giren çocuğun düşünce dünyasında giderek artan bir biçimde yeni bir algı alanı oluşur. Cinsel ayrılıkların öğrenilmesi, cinsel benlik duygusunun başlaması ve cinsiyete uygun rollerin belirlenmesi de bu yaşlarda iyice ortaya çıkar. Çocuk cinsel yasakları ve değerleri hızla öğrenir. Çocuklarınızın o yaşlardaki halini gözünüzün önüne getirmeye çalışın. Erkek çocuk annesine, kız çocuk babasına karşı özel bir sevgiyle yaklaşır ve erkek çocuk babayla kız çocuk da anneyle yarışa girer. Karşı cinsten olan ebeveyne sevgi dolu bir ilgi aynı cinsten olan ebeveyne karşı ise sevgi-nefret arasında gidip gelen iki uçlu bir duygu hissedilir. Bu dönemdeki çocuğun hırsla arzuladığı şey evde kendi cinsinden olan ebeveynin yerini almaktır. Bu yaşlardaki çocukların en sık söylediği söz ""Büyüyünce babamla/annemle evleneceğim"". sözüdür.Gençlik dönemine gelindiğinde yeniden yetişkin rollerinin denenmeye başlanması, bu döneme özgü duyguların, özellikle de hırsın yeniden canlanmasına sebep olur. O zaman amaçlanan bir şeyi elde etmek için duyulan aşırı hırsın kendisi suçluluk duygusuna neden olabilir. Kimi gençler, aşırı hırslarının doğurduğu yoğun yarışma ortamı nedeniyle en yakın okul ya da takım arkadaşlarıyla ilişkilerinin bozulmasından suçluluk duyarlar. Farkında olmadan kendi kendilerini çelmeleyici tutumlar içine girmeleri de, suçluluk duygusundan kaçınmaya yönelik bir savunma olarak görülebilir.Uzayıp giden kimlik bocalaması gencin kendini bir türlü tanıyamamasınıgetirir. Genç kendini bir an önce, bir biçimde tanımlayabilmek ve toplum tarafından da öyle tanınmak adına yarım yamalak iyi, başarılı, olmaktansa tümüyle kötü olmayı yeğleyebilir. Bu yolla genç kendisinin bir yanınıtümden yadsıma pahasına da olsa içsel bir tutarlılık duygusu kazanmış olur. Kuşkusuz bu duygu gerçek anlamda ve sağlıklı bir bütünlük duygusu değildir. Ancak yine de gence nefes aldırır. İşte bu dönemde gencin sergilediği davranışlar ne olursa olsun onun sadece o olmadığını bilmek, bundan daha fazlası olduğuna inanmak önemlidir. Kaynak : Kültür Rehberlik

Not: Kaynak : aktuelpsikoloji.com

 
İlgili Bağlantılar
· God
· Daha fazla Haberler
· Haber gönderen Aylaerden


En çok okunan haber: Haberler:
TERAPİ STANDARTLARINDA BİR İLK VE İLKE YARATIYORUZ...


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa


İlgili Konular

Haberler

Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu tutulamayız.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
ISO 9001-2000 IQ-CERT


Editörlerimiz

Ayla KETRE ERDEN
Sosyal Zekamızı Geliştirmek İçin Kısa Bir Mola


Aylin KETRE
Harekete Geçmek İçin İhtiyacın Olan Ne ?


Doğu KILIÇOĞLU
Yeni Bir Yaşama Bir Kaç Adım


Gece SOYUBİR
martılar, gece kan ağlıyorlar..


Varmısın ?


Anket
Gerektiğinde psikolog ya da psikiyatriste gitmekten çekinir misiniz?

Giderim, kimseden de gizlim saklım olmaz;
Giderim, ama kimseye söylemem
Çekinirim gitmem, `Deli doktoruna gitti` derler
Bilmem, hiçbir fikrim yok



Sonuçlar
Anketler

Toplam Oy 68

Foruma Giriş


Ziyaretçi Defteri
1:Uzaklık (UzakOlmak)
2:........... (frenceska)
3:HAYAT Bİ... (dlek)
4:işte buu... (scakir55)
5:bilinçle... (tozarelifelifdiye)
6:selamlar... (ssiibbeell)
7:slm (anarchist)
8:denizlid... (denizlidost38m)
9:merhaba (mihra)
10:daha guz... (adasu77)

[ Tüm Mesajlar ]

Reklam Alanı

Ayzep Psikolojik Danışmanlık  Merkezi


Cinsel Yaşam ve Terapiler

Site Öner


Dost Siteler
· 1: Bardak
· 2: Mersinim.Net
· 3: Ekopusula.Com
· 4: MersinPortal.Org
· 5: En Duygular
· 6: Bakış Açısı
· 7: Google.Com
· 8: Eksiklik
· 9: Bizim Kuşak
· 10: Dr. Phil Test

Site Rank
Şu ana kadar
214086
sayfa izlenimi aldık. Başlangıç: Ekim 2007

© Copyright 2007 Terapiodasi.com  ||    Tüm Hakkı Saklıdır.       Site Tasarım & Hosting [ MRN ]
mersin reklam ajansı