Çoğu zaman ciddiye almadığımız yorgunluk ciddi bir hastalığa işaret olabilir.
Yorgunluğu nasıl tanımlayabiliriz?
Yorgunluğun bugüne kadar tam bir tanımlamasının yapılabildiğini sanmıyorum.
Yorgunluk kişinin yaşam tarzına bağlıdır. Kimi en hafif bir işi yaparken bile
kendini yorgun hisseder, kimisi de ne yaparsa yapsın yorulmaz. Yorgunluğu,
normalde bir insanın günlük işlerini yaparken kendini yorgun hissetmesi,
yetersiz hissetmesi olarak tanımlayabiliriz. Kimi insanlar yaşından hiç
beklenmedik bir şekilde atak olabilir. Mesela kapı çalındığında birçok yaşlı
gençlerden hemen önce kapıyı açmak için davranır. Ama gençler yerlerinden
kalkmak istemez, yorgun hissederler. Yani yorgunluğun objektif bir kriteri
yoktur. Ama tabii ki yorgunluğa sebep olan, yorgunum diyen insanı da ciddiye
alıp araştırmak gerekir. Bir kişi kendisini yorgun hissediyorsa mutlaka bir
sebebi olmalı
Yorgunluk en çok hangi hastalıkların belirtisi olarak karşınıza çıkıyor?
Yorgunluğun en sık belirti olarak görüldüğü hastalık herhalde anemidir. Çünkü
oksijen taşıyan hemoglobin eksikliği, kişiyi bazı hareketleri yapmaktan
alıkoyar. Eksik olduğu zaman yorgunluk meydana getirir. Yorgunluğa yol açan
hastalıklardan ikinci sıraya depresyon gibi psikosomotik hastalıkları
koyabiliriz. Depresyon da kişilerin kendisini yorgun hissetmesine neden
olabilir. Hipotiroid başta olmak üzere endokrin hastalıklar da kişinin kendisini
çok yorgun hissetmesine neden olur. Hatta hipotiroid hastalarının etraflarında
tembel olarak tanımlanan kişiler olduğu söylenir. İş yapmak istemeyen, yerinden
kalkmakta zorlanan, iş yapma gücünü kendinde hissetmeyen insanlardır bunlar
genelde. Yine endokrin hastalıklarından şeker hastaları da sürekli yorgundurlar.
Bu insanlar kendilerini yorgun, bezgin ve güçsüz hissederler. Şeker seviyeleri
yüksek olduğu zaman günlük yaşamları bile kesintiye uğrayabilir.
Kanser belirtisi olabilir mi?
Birtakım erken onkolojik hastalıkların belirtisi de olabilir tabii. Kanser
hücreleri hastanın tüm vücut sistemlerini bozarak yorgunluğa neden olabilir.
Örneğin kansızlık yapmışsa, beslenmeyi bozuyorsa yorgunluk yaratabilir. Bir de
tümörler insan organizmasına göre çok hızlı metabolik aktivitiye sahiptirler.
Yani şekeri daha hızlı tüketirler, kişinin kan şekerini düşürürler, oksijeni
daha çok harcarlar. Çünkü tümörler hızlı büyüyen dokulardır. Gereksinimleri de
çok fazladır ve kişinin aleyhine alıp bunları harcadıkları için de kişi kendini
yorgun hissedebilir.
Peki ya kalp hastalıkları?
Kalp yetmezliklerinin de en önemli belirtilerinden birisidir yorgunluk. Hatta
kalp hastalıklarının en erken bulgularından birisidir. İster kapak lezyonu
olsun, ister kalp damar hastalıkları olsun, bunlar kalbin oksijen ihtiyacını
karşılamasına engel oldukları için yorgunluk yaratırlar. Kişi bir kat merdiven
bile çıksa yorulur, bacakları kesilir, nefessiz kalır.
Yorgunluğun fiziksel güç ve kondüsyonla da ilgisi var değil mi?
Tabii ki çok ilgili. Kondüsyonlu ve güçlü bir kişinin yorulması daha
geçtir. Evde oturan yaşlı bir teyze evin içinde bir odadan diğerine giderken
bile yorulabilir. Benim yemek yemekten yorulan hastalarım bile olabiliyor.
Günümüzde herkes kendini yorgun hissediyor. Hastalık belirtisi olan
yorgunlukla sıradan yorgunluğu nasıl ayırt edebiliriz?
Kişi, daha önce yorulmadan rahatlıkla yapabildiği işleri artık yorularak
yapıyorsa bir doktora başvurmalı, bu yorgunluğun sebebi araştırılmalıdır. Hatta
kişinin özgüveninin azalması, kendine bakmaması da bir soruna işaret olabilir.
Aslında önemli olan geçici yorgunluklar değil. Kronik yorgunluk olduğunda ciddi
bir duruma işarettir. Kısacası yorgunluk bir semptomdur tabii ki. Bundan şikayet
eden her hastada bu sebep var mıdır diye baştan tırnağa sistematik bir araştırma
gerektirir.
Yorgunluk hisseden bir kişi hangi doktora başvurmalı?
Bunun için yorgunluğun yanında eşlik eden diğer belirtilere de dikkat etmek
lazım. Hastalar sadece yorgunum diye doktora gelmezler. Biraz önce tiroid
hastalığında örnek verdiğim gibi, yıllarca bunun normal bir şey olduğunu
düşünüyorlar. O tabloya kendilerini adapte ediyorlar. Yorgunluğa hangi
belirtiler eşlik ederse doktora başvurmak gerekir? n Üşüme, saç dökülmesi,
tırnak kırılması gibi başka bulgular varsa, kabızlık varsa, kilo kaybı varsa ki
bu çok ciddi sonuçlara yol açabilir. Yapılabilecekler arasında, spor vardır.
Spor yaparak kişi eforunu artırabilir. Dengeli ve sağlıklı beslenerek, toksik
maddelerden uzak durarak, düzenli yaşayarak yorulmasını geciktirebilir.
Kaynak: aktuelpsikoloji.com