Online Terapi

Menümüz
Ana Sayfa
Vizyonumuz
Hakkımızda
Uzmanlarımız
Online Terapi
Galeri
Videolar
Slaytlar
Basında Biz
Anket
Haberler
Öneriler
Siteyi Öner
Bize Ulaşın
Site Haritası
Sık Sorulan
Ziyaretçi Defteri
Editör
Üye Giriş
Üye Olmak
Üye Çıkış
Şifremi Unuttum

SSS

Kimler Bağlı
Toplam Üye: 301
Aktif Üye: 0
Aktif Ziyaretçi: 4
Nickname
Şifre

A'dan Z'ye Psikolojik Bozukluklar

Bizden Haberler
01.09.2008
· PSİKODİNAMİK YÖNTEM VE PSİKANALİZ
28.08.2008
· Yorgunluk mu hissediyorsunuz ?
25.08.2008
· Okula Yeni Başlayacak Çocuklarımıza Nasıl Davranmalıyız?
22.08.2008
· Bedeninizin verdiği mesajları anlayın
19.08.2008
· EVLİLİK KARARI VE EŞ SEÇİMİ
16.08.2008
· Panik atakla sosyal hayat çok zor!
15.08.2008
· İrade Gücünü Sınırlayan Nedir?
14.08.2008
· Strese Mahkûm muyuz?
13.08.2008
· Utangaçlık ve Sosyal Fobi arasındaki İlişki
12.08.2008
· Beyin bildiğini okur

Eski Haberler

A'dan Z'ye Psikolojik Bozukluklar

Hastalık Hastalığı





Kişinin vücut semptomlarını yanlış yorumlamasına bağlı olarak ciddi bir hastalığı olacağı korkusunu ya da ciddi bir hastalığı olduğu düşüncesini taşıyıp durmasıdır. Yeterli tıbbi değerlendirme yapılmasına ve güvence verilmesine karşın bu düşünceler sürüp gitmektedir. Vücudun normal çalışmasına ait bir takım belirtilere, anormal gözü ile bakılmakta ve yanlış anlamlar yüklenip, hastalık belirtisi olarak düşünülmektedir. Örnek olarak kalp atışları, terleme, öksürme, esneme, kabızlık gibi durumlar ciddi bir hastalığın (kanser, kalp krizi, ağır bir nörolojik hastalık gibi ) işaretleri olarak kabul edilmektedir. Ayni anda bir çok organa ait kuşku olabilirken, sadece bir organ veya hastalığa ait kuşku da bulunabilir.

Hipokondriyaziste kişinin düşünce içerikleri hastalık kuşkuları ve kaygıları ve hastalık tanıları ile doludur. Bedenlerinin çeşitli yerlerine bir bozukluk, bir ağrı olup olmadığını anlamak için dokunabilirler, bastırabilirler. Ellerini göğüse, kalp bölgesine tutabilirler. Nabız yoklayabilirler. Bedenin çeşitli bölgelerindeki bir ağrıya, duyuya aşırı dikkat vardır. Göğüste bir kas ağrısı hemen kalp hastalığı kuşkularını doğurabilir. Dışkısını, sidiğini yoklama görülebilir. Renk, koku değişiklerine anlam vermeye çalışabilirler. Bir gaz sancısı bağırsaklarda ciddi bir hastalığın işareti olabilir. Hipokondriyaziste sürekli hastalık düşünüldüğünden bu durum kişinin başka konularla ilgilenmesini engelleyebilir, dolayısıyla da ilişkilerini kısıtlayabilir, kişinin sürekli bir kaygı ve bunaltı yaşamasına neden olabilir.

Hipokondriyazta kişinin tıbbi yayınları ve ilaçları yakından takip etmesi çok rastlanılan bir durumdur. Çoğu zaman bu durum kişinin hastalıklar konusunda doktorla yarışmasına, psikiyatriste sevk edildiklerinde kendilerinde vücutsal bir hastalık olduğunda ısrar etmelerine neden olur. Bunu kanıtlamak için sayısız doktoru dolaşıp gereksiz masraflara girmeleri çok yaygındır. Gerçek bir kalp, kanser, mide hastası genel olarak hastalığını düşündüğü kadar başka konuları da düşünür. Ayrıca hekimin verdiği güvenceler kendisini rahatlatır ve bunlara inanır. Oysa ki hipokondriyak hasta çok kısa bir süre inanıyor gibi görünse bile az bir zaman sonra tekrar doktor doktor dolaşmaya başlayabilir.

Hipokondriyaziste depresyon çok görülen bir durumdur, bu da kişide çabuk yorulmaya, uyku bozukluğuna, istek azalmasına ve bunun gibi şeylere yol açabilir. Bu da kişide hasta olduğu inancını arttırıp daha fazla yatakta yatmasına, kendisini ağır işe sokmamaya çalışmasına, dolayısıyla da hastalıkla ilgili daha çok düşünmesine neden olur. Kişi sık sık sevk almaya, check-up, tomografi, MR incelemeleri yaptırmaya başlar.
Bütün bunlar da kişinin toplumsal ve mesleki alanlarda ya da önemli diğer işlevsellik alanlarında bozulmaya neden olur.

Hipokondriyak belirtiler, depresyon, şizofreni ve anksiyete bozukluklarında da sık görülür. Depresyonda özellikle yaş dönümü depresyonlarında kişilerin sıklıkla bedenlerini fazla dinledikleri görülmektedir. Fakat dikkatli muayene ile hastadaki uyku bozukluğu, karamsarlık, isteksizlik, iştahsızlık, zevk alamama gibi belirtilerle depresyon tanısı konur. Anksiyete bozuklarında zaman zaman somatik şikayetler olabilir, fakat klinik tabloya bunaltı ve panik durumları hakimdir. Kişide bedensel bir hastalıkla aşırı derecede uğraşma durumu yoktur.

İyi incelendiği takdirde bedensel uğraşlar başlamadan önce oldukça uzun süren sıkıntılı bir dönemin olduğu görülür. Örneğin ağır iş koşulları gibi, ekonomik sorunlar, geniş bir ailenin yükünü uzun bir süre yüklenmiş olma gibi. Aile içindeki sorunlar ya da diğer sorunlar nedeniyle hastanın uykusu bozulur, büyük sıkıntılar duyar, bir süre sonra da artık kendi bedenini düşünmeye başlar.

Hipokondriyazisin oluşmasında ve sürmesinde doktor yaklaşımlarının etkisi de büyüktür. Bazen muayene sonrasında hastasına yanlış bir şey söyleyen, kuşku aşılayan hekim yatkın kişilerde hipokondriyazisin gelişmesine neden olabilir.Hekimlerin sık sık değişik muayeneler yapması, çok değişik ilaçlar denemesi sorunu pekiştirir. Örneğin daha çok kalbinden yakınan bir hastaya kalbi destekliyor, düzenliyor gibi reklamları yapılan bir takım damlalar ya da haplar verilmesi kalp hastalığı endişesini artırır. Genel olarak bir ruh sağlığa uzmanına muayene için gelen kişi çoğu kez yıllardan beri hastalığı bir yaşam biçimi durumuna sokmuştur. Toplum ve aile içinde bu hastalar evham hastaları olarak da tanınır. Ve kendilerine hiçbir hastalıkları olmadıkları tekrar tekrar söylenir. Bu sözlerin etkisi olmayınca aile ve çevredekiler hastadan bıkabilirler. Bu da sorunun artmasında ve sürmesinde etkili olur.

Bu bozukluğun sıklığı ve yaygınlığı ile ilgili bilgiler net değildir. Erkeklerde ve kadınlarda eşit yaygınlıkta görülmekte, belirtiler en sık 20-30 yaşlarında başlamaktadır. (fakat herhangi bir yaş döneminde de görülebilir.) Toplumsal konum, eğitim düzeyi ve medeni durumdan etkilenmediği düşünülse de, gelişmekte olan ülkelerde daha yaygın olarak görüldüğü düşünülmektedir. ABD’de değişik sağlık kuruluşlarına başvuran hastalar arasında sıklığı % 4-14 arasında değişmektedir. Hastaneye başvuranların % 4-6 sında belirlenmiştir.
Hipokondriyaziste psikiyatrik tedaviye direnç vardır. Öncelikle kişinin psikiyatrist/psikoloğuyla çok iyi bir ittifak kurması gerekmektedir. Doktor doktor dolaşmaması, bir iş ya da bulması, dikkatini günlük yaşam sorunlarına yöneltmesi konusunda fikir birliğine varılması gerekmektedir. Kişinin sosyoekonomik durumunun iyi olması, tedaviye yanıt veren anksiyete ya da depresyonunun bulunması, semptomlarının birden başlaması, herhangi bir kişilik bozukluğunun bulunmaması ve hastanın semptomlarıyla ilişkili psikiyatrik olmayan tıbbi bir durumun bulunmaması düzelmenin daha çabuk olacağına dair olumlu işaretlerdir. Sonuç olarak uygun bir tedavi ile hastaların üçte biri ile yarısında önemli ölçüde düzelmenin gerçekleştirdiği tahmin edilmektedir.









Copyright © Online Terapi Odasi Terapi Online Psikolojik Destek Alma Tüm hakları saklıdır.

Yayınlanma: 2008-07-21 (34 okunma)

[ Geri Dön ]
ISO 9001-2000 IQ-CERT


Köşe Yazıları

Ayla KETRE ERDEN
Farketmeli İnsan


Aylin KETRE
Eğer;


Birol AKKAYA
Birinden


Doğu KILIÇOĞLU
Yeni Bir Yaşama Bir Kaç Adım


Sümeyra GÜLER
Acıtan Arayış


Varmısın ?


Anket
İnsanlararası İlişkilerde Giderek Artan Bir Güvensizlik Olduğu Fikrine Katılıyor musunuz?

Kesinlikle Evet
Kararsızım
Kesinlikle Hayır
Bir Fikrim Yok



Sonuçlar
Anketler

Toplam Oy 41

Foruma Giriş


Reklam Alanı

Ayzep Psikolojik Danışmanlık  Merkezi


Ziyaretçi Defteri
1:Uzaklık (UzakOlmak)
2:........... (frenceska)
3:HAYAT Bİ... (dlek)
4:işte buu... (scakir55)
5:bilinçle... (tozarelifelifdiye)
6:selamlar... (ssiibbeell)
7:slm (anarchist)
8:denizlid... (denizlidost38m)
9:merhaba (mihra)
10:daha guz... (adasu77)

[ Tüm Mesajlar ]

Cinsel Yaşam ve Terapiler

Site Öner


Site Rank
Şu ana kadar
248949
sayfa izlenimi aldık. Başlangıç: Ekim 2007

© Copyright 2007 Terapiodasi.com  ||    Tüm Hakkı Saklıdır.       Site Tasarım & Hosting [ MRN ]
mersin reklam ajansı