Ayrılık Anksiyetesi (Kaygısı)

Çocuklar yaşlarına göre değişmekle birlikte zihinsel gelişim açısından ergenler ve yetişkinlerden daha beceriksizdir. Bildikleri ya da tanıdıkları kişiler; aile, akraba, komşular ve arkadaşlar ile, çevreleri de ev ya da okul ortamları ile sınırlıdır. Bunların dışındaki kişi ve yerler onlar için güvensiz ve tehlikeli olabilirler. Böylesi durumlarda çocuk şaşkındır, korkmuştur ve yardım çabalarında tedirginliği daha da artmaktadır.
Üç-dört yaşlarında bazı çocuklarda karanlık, dilenci, hırsız, polis ve öcü şeklinde belirttikleri korkular vardır. Bu yaşlarda anne babadan ayrı kalmak tedirginliğe yol açar. Kalabalıkta birkaç dakika annesinden ayrı kalan bu yaşlardaki çocukların aşırı tepkileri herkesçe bilinir. Çocuk yırtınırcasına ağlar, gözlerinde korku ve şaşkınlık okunur. Çoğu kez de altını ıslatır. Balta girmemiş bir ormanda tek başına yol arayan yetişkin bir insanın durumu da bu çocuğunkinden değişik değildir. Çarşıda pazarda tutturan çocukları, anneler bundan yararlanarak kolayca susturur: "Uslu durmazsan bırakır giderim!" derler. Gerçekten çocuklar için düşünülebilecek en büyük korku anne babadan ayrı düşmek, ortalıkta kalmak korkusudur. Her tehlikede sığındığı anne babanın kendisini bırakıp gitmesi olasılığı, çocuğu sınırsız biçimde tedirgin eder, güvenini sarsar.Bu korkular daha sonra giderek azalır. Okulabaşlama ile birlikte çocuğun bildiği tanıdığı yüzler giderek artmakta, evin çevresi dışındaki yerleri de öğrenmeye başlamaktadır. Bu dönemde anne baba ve evden daha kolay ayrılabilmektedir. Ancak kaygılı çocuklarda bu süreç biraz daha yavaş ve zor olabilmektedir. Eğitimi de engelleyebilen bu durum ayrılık anksiyetesi olarak değerlendirilecektir.
Ayrılma anksiyetesinin belirli dereceleri çocuğun normal gelişiminin beklenen bir parçasıdır. Normal ayrılma anksiyetesi ortalama 18. ayda en üst düzeyine ulaşır, ancak genellikle oyun ve okul öncesi dönemde göze çarpar ve bir patoloji olarak da değerlendirilmez. Bir yaşın altındaki bebek ayrılma anksiyetesini yabancı anksiyetesi şeklinde açığa çıkarır. Üç yaşında çoğu çocuk ayrılmanın geçici olduğunu anlayabilecek bilişsel kapasiteyi kazanır ve yokluğunda anneye ait iç imajını sağlayabilir. Bu nedenle 3-5 yaşları arasında ayrılma anksiyetesi azalacaktır. Gelişimsel olarak daha geciktiklerinden erkek çocuklar yaşıtları olan kızlardan daha fazla anksiyete göstermeye eğilimlidirler. Okula yeni başlayan küçük çocuklarda ayrılma anksiyetesinin görülmesi bir dereceye kadar normaldir. Ayrılma anksiyetesi bozukluğunda, gelişimsel olarak bağlandığı başlıca kişilerden ayrılma ile ilgili uygunsuz ve fazla anksiyete vardır. Araştırmalar en büyük sorunun anneden ayrılma olduğunu bildirmektedir.
Copyright © Online Terapi Odasi Terapi Online Psikolojik Destek Alma Tüm hakları saklıdır.