Online Terapi

Menümüz
Ana Sayfa
Vizyonumuz
Hakkımızda
Uzmanlarımız
Online Terapi
Galeri
Videolar
Slaytlar
Basında Biz
Anket
Haberler
Öneriler
Siteyi Öner
Bize Ulaşın
Site Haritası
Sık Sorulan
Ziyaretçi Defteri
Editör
Üye Giriş
Üye Olmak
Üye Çıkış
Şifremi Unuttum

SSS

Kimler Bağlı
Toplam Üye: 301
Aktif Üye: 0
Aktif Ziyaretçi: 3
Nickname
Şifre

A'dan Z'ye Psikolojik Bozukluklar

Bizden Haberler
01.09.2008
· PSİKODİNAMİK YÖNTEM VE PSİKANALİZ
28.08.2008
· Yorgunluk mu hissediyorsunuz ?
25.08.2008
· Okula Yeni Başlayacak Çocuklarımıza Nasıl Davranmalıyız?
22.08.2008
· Bedeninizin verdiği mesajları anlayın
19.08.2008
· EVLİLİK KARARI VE EŞ SEÇİMİ
16.08.2008
· Panik atakla sosyal hayat çok zor!
15.08.2008
· İrade Gücünü Sınırlayan Nedir?
14.08.2008
· Strese Mahkûm muyuz?
13.08.2008
· Utangaçlık ve Sosyal Fobi arasındaki İlişki
12.08.2008
· Beyin bildiğini okur

Eski Haberler

A'dan Z'ye Psikolojik Bozukluklar

Öfke





Beni çıldırtıyor. Hiç laftan anlamıyor.", "Niçin bu evde kimse bana yardım etmiyor?", "Kaç kere ayakkabılarını çıkarmadan içeri girme dedim sana?", "Eşim çalışmamı istemediği için işten ayrılmak zorunda kaldım, ondan nefret ediyorum.", "Bu kadınlara hiç yaranamazsın zaten, ne yapsam ona yetmiyor.", "Kesin şu gürültüyü de maçı seyredeyim.", "Bıktım senin dırdırından.", "İstediğim gibi giyinip gidemiyorum, bu okuldan hoşlanmıyorum.", "Çok çalışıp, bütün sorulara cevap verdiğim halde yine zayıf aldım, hep bu öğretmenin yüzünden." "Neden hep onun istediği yere gidiyoruz, gitmeyeceğim artık.", "İstediğim kadroyu bana vermediler, onlara göstereceğim." Bu cümlelerin kimisi kadınların, kimisi erkeklerin kimisi de çocukların ağzından çıkmış, ama her birinin ortak bir yanı var: Öfke...

ÖFKENİN diğer duygulardan pek farkı yok; ancak bu duygu pek çok kişiye korkutucu geliyor. Çünkü, bu duygunun çevreye ve ait olduğu bireyin kendisine yansımaları oldukça olumsuz. Olumsuz bir duygunun kabul edilmesi de pek kolay olmuyor. Böylece de insanoğlu "öfkesini", "öfkelileri" ve "öfkeyi" bir türlü anlayamıyor, hatta inkâr bile edebiliyor. Öfke de tıpkı üzüntü ve mutluluk gibi bir duygu. Bu yüzden inkâr edilmeyi ya da kabul edilmemeyi hak etmiyor. Olumlu ya da olumsuz her duygu gibi öfkenin de bir ömrü var; bu ömür tamamlandığında kayboluyor. Ancak öfkenin, bu tatsız süreyi kısaltmak ve onu daha iyi anlamak açısından "tüketilmesi" gerekiyor.

Duygular doğaldır ve varlıkları, davranışların gözlenmesiyle ya da sözel ifadelerin verdiği mesajlarla anlaşılabilir. Duygular hakkındaki yanlış yorumlar onların sorgulanmasına yol açabilir. Oysa, duyguların sorgulanması, insanın doğal olan diğer özelliklerinin sorgulanmasıyla eşdeğerdir. "Neden karnın acıkıyor?", "Neden üzülüyorsun?", "Neden boyun uzun?", "Neden bu kadar kızıyorsun?", "Neden seviniyorsun?", "Neden düşünüyorsun?". Duygular, insanın kendisini iyi ya da kötü hissetmesine yol açarlar, ancak bir insanı iyi ya da kötü diye değerlendirmeye yetmezler. Olumlu duyguların hissedilebilmesi için insanın öncelikle yemek, barınmak ve korunmak gibi temel gereksinimlerinin karşılanmış olması gerekir. Temel gereksinimleri karşılanamayan insanlarda olumsuz duygular hızla harekete geçer. Bu yüzden aile ve toplum içinde olumsuz duygulara kulak vermek gerekir. Öfke de olumsuz duygulardan biridir. Öfkenin duygusal yönünün yanında, fizyolojik ve bilişsel bileşenleri de vardır. Bir başka deyişle öfke, düşünce ve davranışlarla da ilgilidir. Böyle bir duygu vücudun kendini olumsuz durumlardan korumaya yönelik bir tepkisi olabilir. Vücut stres altında kaldığında, böbreküstü bezlerinden adrenalin adı verilen bir hormon salgılayarak alarm durumuna geçer. Kandaki miktarı böylece artan adrenalin kan basıncının yükselmesi, kalp atışlarının hızlanması gibi fizyolojik değişikliklere yol açar. Sonuç olarak da vücut kendini tehdit eden uyarana karşı koruma gücünü bulur. Kaçar, kovalar, saklanır, bağırır, dövüşür. Öfkelendiğimizde yüzümüz kızarır, bağırırız, sert davranışlarda bulunabiliriz. Tüm bunlar aslında fizyolojik kökenleri olan davranışlardır ve bu davranışları kendimizi olumsuz duyguların yükünden kurtarmak için gerçekleştiririz. Bu görüşten hareketle öfkenin, düşünce düzeyinde reddedilse bile beden diliyle inkâr edilemeyen bir duygu olduğu ileri sürülebilir.

Öfke, özenle dikkate alınması gereken bir "işaretçi"dir. Neye işaret ettiğine gelince; öfkelenen kimsenin hakkı yeniyor, gereksinimleri ve istekleri karşılanmıyor, yaşamına ilişkin bir soruna gereken önemi kendisi vermiyor, içinde bulunduğu bir ilişki uğruna değer ve inançlarından ödün veriyor ya da gelişme ve yeteneklerini ortaya koyma şansı elinden alınıyor olabilir. Özetlemek gerekirse, öfke iki temel nedenle ortaya çıkabilir. Bu nedenlerden birincisi bireyin kendisinden, ikincisi ise karşısındaki birey(ler)in onda oluşturduğu duygulardan kaynaklanabilir. Öfke, ister bireyin kendisiyle ilgili ister karşısındakiyle ilgili bir nedenden kaynaklansın, özenle üzerinde durulup çözümlenmesi gereken bir duygudur. Dr. Thomas Gordon öfke olgusunu bir buzdağına benzetir. Buzdağının suyun üzerinde kalan kısmı öfkedir, oysa suyun altında kalan kısmı çok daha geniştir, yani öfkenin ortaya çıkmasına yol açan pek çok duygu burada gizlidir. Suyun altında kalan bu duygulara temel duygular adı verilir. Temel duygular birikip, sertleşip, katılaşınca, buzdağının tepesindeki öfkeyi oluşturur. Sözü geçen temel duygular ise kıskançlık, üzüntü, merak, yalnızlık, itilmişlik, kaygı, hayâl kırıklığı, haksızlık, anlaşılamamak ve sıkıntı gibi duygulardır. İnsanların çoğu, öfkeyi buzdağının tepesinde yaşar ve bir türlü çözümlenmemiş bu duygulara sıkı sıkı tutunur. Oysa, öfkenin kaynaklarını ortadan kaldırmayı başarmak için buzdağının altındaki temel duyguların anlaşılabilmesi gerekir. Gereksinimlerin hiçbir zaman ve hiçbir koşulda karşılanamadığı durumlarda öfkeyi yaşamak kaçınılmazdır. "Ben hiç öfkelenmem", "Çok nadir kızarım, ama bomba gibi patlarım", "Çok çabuk sinirleniyorum ve buna engel olamıyorum.". Bunlar, günlük yaşamda bireylerin kendi öfkeleriyle ilgili yorumlarından bazıları. Bu yorumlar, gerçekte öfkemizi ve nedenlerini pek de tanımadığımızı gösteriyor. Oysa öfke, kaynaklarını ortadan kaldırmak uğruna, sonuna kadar yaşanıp bitirilmesi gereken bir duygu. Ama bu nasıl yapılır? Yani öfke nasıl yaşanmalıdır? En önemli soru da bu.









Copyright © Online Terapi Odasi Terapi Online Psikolojik Destek Alma Tüm hakları saklıdır.

Yayınlanma: 2008-07-21 (60 okunma)

[ Geri Dön ]
ISO 9001-2000 IQ-CERT


İSO 9001 : 2000
Belgemiz


Köşe Yazıları

Ayla KETRE ERDEN
Farketmeli İnsan


Aylin KETRE
Eğer;


Birol AKKAYA
Birinden


Doğu KILIÇOĞLU
Yeni Bir Yaşama Bir Kaç Adım


Sümeyra GÜLER
Acıtan Arayış


Varmısın ?


Anket
İnsanlararası İlişkilerde Giderek Artan Bir Güvensizlik Olduğu Fikrine Katılıyor musunuz?

Kesinlikle Evet
Kararsızım
Kesinlikle Hayır
Bir Fikrim Yok



Sonuçlar
Anketler

Toplam Oy 46

Foruma Giriş


Reklam Alanı

Ayzep Psikolojik Danışmanlık  Merkezi


Ziyaretçi Defteri
1:Uzaklık (UzakOlmak)
2:........... (frenceska)
3:HAYAT Bİ... (dlek)
4:işte buu... (scakir55)
5:bilinçle... (tozarelifelifdiye)
6:selamlar... (ssiibbeell)
7:slm (anarchist)
8:denizlid... (denizlidost38m)
9:merhaba (mihra)
10:daha guz... (adasu77)

[ Tüm Mesajlar ]

Cinsel Yaşam ve Terapiler

Site Öner


Site Rank
Şu ana kadar
250339
sayfa izlenimi aldık. Başlangıç: Ekim 2007

Copyright 2007 Terapiodasi.com  ||    Tüm Hakkı Saklıdır.       Site Tasarım & Hosting [ MRN ]
mersin reklam ajansı