martılar, gece kan ağlıyorlar.. Gece SOYUBİR
Tarih: 1 Haziran 2008 Pazar
Martılar Gece Kan Ağlıyorlar!
Bahçede biri takılıyor karanlığın içinden gözlerime. Gece epeyce ilerlemiş sessizliğin başlangıcından belli. Yaktığım sigaranın dumanını geceye salıyorum.
Ramazanda davulcular geçer.
“nerde bu kız?”
Gözleri çapaklı beş-altı yaşlarında küçük bir bedeni çeker biri, çakma divanın altından.
“kız, gene mi?”
“gece çok soğuktu nine”
*******
Avlu kara beton, eğri büğrü. Yağ tenekelerine dikilmiş salkım saçak ortancalar, güller. Yazın bir sabah, bir öğlen sulanmalı; öğlen sıcağında sulanmaz, kavrulur zavallılar. Tulumbanın başında; biri 13, diğeri 15 yaşında iki kız kikirdeyerek soğuk su çekiyoruz. Birden ılık bir sızı, ağlayarak girilen avlunun köşesindeki kırık tahta kapılı odunluk. Hıçkırık sesleri, farelerin ayak sesleri.
“kız, çık dışarı, ne oldu? Hadi benim güzel kızım”
“ne oldu kız buna, kavga mı ettiniz”
“yooo teyze, tuvalete gitti, çıkınca ağlayarak buraya girdi”
“annem, korkma. Bir kadınsın artık”
(anne gülümser, aldırmadan kadınlığın acılarına)
Gıcırtıyla kapı açılmasının ardında şiş kanlı gözlerle annesine öfkeyle bakan, az öncesinin kız çocuğu; şimdinin kadını(o kadar ince bir çizgidir ki bu ve hayatın en kalın izi. Sokak aralarında az önce sek sek oynayan kız çocuğu, bir anda koparılır kaldırımlarından, artık kadındır. Artık örselenme vaktidir. Ritmik örs ve çekiç iner bir bir hayatına anlam veremediği anlamsızlığına)
“anne, kadınlar sızdırıyor! Hem de kanıyorlar!?”
******
Alsancak’ta bir bar taburesi üzerinde bitiyor bir bir anılar, onca yorgunluğa inat. Üzerine sinmiş alkol kokusunun ferahlığı dökülüyor dile. Artık akıl yitik kanında dolaşanların karşısında, sadece yalın, peltek bir dil kalıyor ellerinde; birazda ayaklarının ritim bozukluğu.
“martılar pek azaldı”,
“sensizliğin kokusundan olsa gerek, aldırmayışından belki seslerine hatta duymazdan gelmelerine ve biliyor musun belki de yıllardır görmekten kaçırdığın gözlerin sebep. Hiç gelmedi mi aklına, bir kez çevirip yüzünü gökyüzüne selam vermek”
Bugün bir el açana gülümsedim, martılara borcuna mahsup. Gece çok karanlık biliyor musun bir de soğuk.
*******
“gece çok soğuktu be nine”
“anne! Kadınlar sızdırıyor! Hem de durmadan kanıyorlar…”
"sevgili, martılar gece kan ağlıyorlar!...
Bahçedeki ayak sesleri kesildi. Sanırım son uyanıkta sızdı karanlığın göğsünde. Yatağa ilişmiş eğreti soğuk bir beden.
“bu da kim?”
“bana o kadar benziyor ki! Ayak izlerimiz, ardımızda bıraktığımız gölgelerimiz…”
Gece SOYUBİR gecesoyubir@terapiodasi.com
Bu köşe yazısı 330 defa okundu. Toplam 425 kelime
[ Geri Dön: Gece SOYUBİR ] - [ Yazarlar İndeksi ]
|