Her ne kadar evliliğe ilk adımda verilen karar özgür bir seçim gibi görünse de sosyal statü, eğitim gibi sosyal faktörler dışında psikolojik nedenler de eş seçimini etkileyebiliyor.
Evlilik iki farklı cinsin birlikte yaşamak, yaşantıları paylaşmak, çocuk yapmak ve yetiştirmek gibi amaçlarla yaptıkları bir sözleşmedir. Bu yaşama biçimi, çok farklı kültürlerde de rastlanıyor olmasının nedeni, cinsel yaşamın sağlıklı olarak düzenlenmesi, iş bölümünün belirlenmesi gibi evliliğin toplumda çeşitli işlevleri yerine getirmesinden kaynaklanıyor.
EBEVEYNE BENZEYEN EŞ SEÇİMİ
Geleneksel düzende evlilik ve eş seçimi ailenin sorumluğunda iken artık değişen dünyada giderek artan şekilde bireyin sorumluluğunda olmaktadır. Bununla birlikte verilen karar özgür bir seçim gibi görünse de sosyal statü,eğitim gibi sosyal faktörler dışında bilinçdışı istekler gibi psikolojik nedenler de eş seçimini etkileyebilmektedir. Dolayısıyla eş seçimini etkileyen birçok faktörün kesişimi söz konusudur. Psikoanalitik kurama göre eş seçimi ebeveyne hissettiğimiz yakınlığa bağlanmakta ve erkeklerin annelerine benzeyen, kadınların da babalarına benzeyen eş seçimi yaptıkları düşünülmektedir.
EVLİLİKTE BENZERLİK ZITLIK MI?
Evlenecek kişilerin birbirine benzer yönlerinin çok olmasının evlilikte ve uyumda başarı sağladığı düşünülürken diğer yandan tam zıddını söyleyen (Winch,1958) kuramlarda da vardır. Buna göre çiftlerin kendilerinde olmayan özelliklere sahip bireyleri eş olarak seçmelerinin uyumu daha çok sağladığı belirtilmiştir.
Bir başka kuramda (uyaran-değer-rol) flört döneminde kişiler kendilerine en iyi davranan bireyleri seçmektedir (Murstein 1982).
Eşler birbirlerine karşı sadakatlerini ilişkilerinin farklı dönemlerinde test ederler. Uyan dönemi, çiftlerin ilk tanıştığı ve birbirlerini ilk kez gördükleri, ilk izlenimlerin alındığı dönemdir. Başlangıç değerlendirilmesi dış görünüm, sosyal ve zihinsel özelliklere göre yapılır. Bu ilk izlenim iyiyse değerlerin karşılanması dönemi başlar. Bu dönemde kişiler ilgi, inanç, tutum ve gereksinimlerinin karşılanıp karşılanmadığını ölçer. Ve ardından da bireyler rol döneminde birbirine uyan rollerin olup olmadığını test eder ve buna göre eş seçimi yapar.
KUŞAK ÇATIŞMASI EVLİLİĞİ ETKİLİYOR
İnsan davranışını, daha iyi anlamak ve yorumlamak için davranışların birçok sistem tarafından etkilenmiş olabileceğini göz önünde bulundurmak gerekir. Dış dünyadan gelen birçok sistem (medya, toplumsal etkenler, geleneksel yapısı, dünyadaki değişimler) ve iç dünyadan gelen birçok ruhsal karmaşanın davranışlarımız ve gereksinimlerimiz üzerinde etkileri vardır. Günümüzün hızla değişen yaşam şartlarına, hızla değişen rollerine uyum sağlanamaması, kuşaklar arası çatışmalara neden olur. Bu durum aile ve evlilik ilişkilerini de etkiler.
NİÇİN EŞ TERAPİSİ ALMALIYIM?
Bugün gelişen aile ve eş terapilerinin iki amacı vardır.
” Kişide oluşan ruhsal bir sıkıntının oluşumunda veya tedavisinde katkıda bulunabilecek aile ilişkilerinin anlaşılması
” Birlikte yaşayan bireylerin ilişkilerindeki çatışma sıkıntı ve yakınmaların ele alınması ve sağaltım sağlanması
Evlilik bir etkileşim ve iletişim sistemidir. Eş terapisi ise, aile içi uyumu ve doyumu sağlayan davranışları artırarak evlilik yada çift ilişkisinin niteliğini iyileştirmek, eşlerde görülen uyumsuz tutum ve davranışları azaltmak veya ortadan kaldırmak amacıyla yapılır. “Evliliğimizde sorun var” diyenlerin yanı sıra esas problemi örterek depresyon, panik ya da fobik bozukluklara sahip olan kişiler de karşımıza çıkabilir. Evliliğin bir çocuğun büyüme evresine benzer dönemleri vardır. Balayı dönemiyle başlayan bu dönemlerin her birinde kendine özgü sorun biçimi olabilir.
AİLE TERAPİLERİNDE NELER YAPILIR?
” Bireydeki ruhsal belirtileri ve işlevsel bozuklukları ilişkiler alanında ele alarak azaltmak.
” Aile ve evlilik içi çatışmaları ile ailenin daha geniş çevresi ve toplumla çatışmalarını çözümlemek.
” Ailedeki yakınmalar için ailenin sorun çözmede kullanabileceği kaynak ve davranışları belirleme ve kullanma güçlerini harekete geçirmek.
” Aile üyelerinin duygusal gereksinimlerinin algılanması ve doyurulmasını kolaylaştırmak.
” Aile bireylerinin zorlayıcı yaşam olayları, tıbbi ve ruhsal hastalıkları karşısında iletişim kurma becerilerini ve başa çıkma becerilerini geliştirmek.
” Kişilerin özerkliğinin ve iletişim becerilerinin artmasını sağlamak.
” Cinsler ve kuşaklar arası rol dağılımda uyuşmanın artmasını sağlamak.
Dünya Sağlık Örgütü’ne göre ilişkileri çıkmaza sokan başlıca nedenler:
” İletişim bozukluğu ya da eksikliği
” Evlilik dışı ilişkiler
” Finansal sorunlar
” Şiddet, akrabalar arası ilişkiler
” Çocuklar ile ilgili sorunlar
” Cinsel işlev bozuklukları
Bir Cevap Yazın








Yorumlar